apple alinti araba arti astroloji at ates ayar basketbol bilgi bilim bitcoin canta ceptelefonu dunya duyuru egitim eglence ev foto futbol gozluk gulenyuz iletisim istatistik kadin kahve kalem kalp egitim1 klasor kullanici menu1 menu2 mercek moda monitor mouse nota ok oyun power ps rastgele saglik saat sinema soru takvim tamir ucak video whatsapp wifi windows xbox yaprak yemek yildiz yorum yorum1
Mesut AKTUN

Okudum: Oğullar ve Rencide Ruhlar – Alper CANIGÜZ

06.10.2020
261

Beş yaşında olan Alper, bir akşam denk geldiği bir olay sonrasında kendisini cinayet soruşturmasının içinde bulur. Alper iyi bir gözlemcidir ve analizcidir. Bu özelliğiyle ön plana çıkan Alper , soruşturmayı tek başına çözebilecektir.

Adı: Oğullar ve Rencide RuhlarYazar: Alper Canıgüz, Can Soytemiz (Editör), Murat Gültekingil (Editör)Baskı tarihi: Nisan 2020
Sayfa sayısı: 204Kitabın türü: Edebiyat, Roman

Alper CANIGÜZ‘ün okuduğum ilk kitabı Oğullar ve Rencide Ruhlar. Tabi kitaptan tat alınca ikinci kitabını da okudum onun da incelemesini yayınlarım yakında.

Kitapta beş yaşındaki zeki bir çocuğun başından geçen olayları anlatıyor. Çocuk yaşıtlarına göre çok zeki, hatta yaşıtlarını geçtim olgun insanları da geçmiş durumda.

Beş yaşında olan Alper, bir akşam denk geldiği bir olay sonrasında kendisini cinayet soruşturmasının içinde bulur. Alper iyi bir gözlemcidir ve analizcidir. Bu özelliğiyle ön plana çıkan Alper , soruşturmayı tek başına çözebilecektir. Olayları çözerken arkadaşlarıyla ve kendinden büyük kişilerle olan diyalogları ve kafa tutmaları çok hoşunuza gidecek.

Kitap çok akıcı bir dille yazılmış. Okurken canınız hiç sıkılmıyor. Hatta bazı yerler o kadar hoşuma gitti ki geri dönüp okuduğum yerler oldu.

Kitabı tavsiye ederim. Bittiğinde böyle güzel bir kitap nasıl bitti diye üzülenlere moral olması açısından ikinci bir kitabı var, devamı niteliğinde 🙂 [Cehennem Çiçeği]

Kitap Arka Kapağı

“Beş yaş insanın en olgun çağıdır; sonra çürüme başlar.

Ben Alper Kamu, birkaç ay önce beş yaşına bastım. Doğum günüm yaklaşırken vaktimin büyük kısmını pencerenin önünde, dışardaki insanları izleyerek geçiriyordum. Hızlanarak, yavaşlayarak, türlü sesler çıkararak ve bir yerlere bakarak yaşayıp gidiyorlardı. Bir gün onlardan biri haline geleceğimi düşünmek beni hasta ediyordu. Ne yazık ki bundan kaçış yoktu. Zaman acımasızdı ve ben hızla yaşlanıyordum.

Hayatımdaki tek iyi şey artık anaokuluna gitmek zorunda olmayışımdı. Zarardan kâr. Uzun süre annem ile babama anaokulunun bana göre bir yer olmadığını anlatmaya çalışmıştım aslında. Bütün rasyonel dayanaklarıyla. Hiçbir işe yaramamıştı maalesef. İlla ki uykumda kan ter içinde tepinmek, servis minübüsü kapıya geldiğinde küçük çaplı bir sinir krizi geçirmek gibi yöntemlere başvurmam gerekecekti derdimi anlamaları için. Kepazelik. İnsanı kendinden utandırıyorlardı.”

Alper Canıgüz, Tatlı Rüyalardan bilinen sürükleyici diliyle, 5 yaşındaki bir çocuğun içine düştüğü bir hikayeyi anlatıyor. Yaşının avantajıyla her yere girip çıkan, hem filozof, hem fırlama bir oğlan… Hikayeyi ve “karakteri” çevreleyen semt hayatı ve mahalle atmosferi de, bizzat karakter kazanıyor, anlatıda…
Polisiye, fantastik ve mizahi edebiyatın tadlarını ustaca kaynaştıran, olağanüstü özgün, çok iddialı bir kitap.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
    "Bilgi Paylaştıkça Çoğalır..."